TANZİMAT FERMANI NEDİR?
-
Bugün : 22 Kasım 2014   
    
  v   Forum
  v   Sunular
  v   Fen Teknoloji
  v   Sosyal Bilgiler
  v   Matematik
  v   Türkçe
  v   Ziyaretçi Def.
  v   Yarışma
  v   İstek-Sohbet
  v   SUNU DESTEK

Kullanıcı : Şifre : Hatırla : Gizli :

  Ücretsiz Slayt Sunu Sitesi Sunusitesi.com Forum || GÜLŞAH DİKYOL ÖZEL KÖŞESİ
   TANZİMAT FERMANI NEDİR?

gulsah18
[Forum Yöneticisi]



Mesaj sayısı : 17
Giriş sayısı : 314
Konu puanı : 0  Toplam P : 2
Konuya Puan ver
Üye bilgileri


19. yüzyılın başlarında Osmanlı'da yeniliklere hız verildi. 1831'de ilk resmî gazete Takvim-i Vekâyi çıkarıldı, daimî elçilikler yeniden devreye sokuldu. Avrupa devletlerinde olduğu gibi bakanlıklar kuruldu, bütün bu faaliyetler sonucu yenilik hareketi yeni bir güç kazandı, yeni bir nesil oluşmaya başladı. Bu neslin temsilcisi Mustafa Reşit Paşa oldu. Paris elçiliğine gönderilmiş olan Mustafa Reşit Paşa, padişahın üzerinde etkili oldu. Reşit Paşa Avrupa'da gördüğü parlamenter yönetimi savunuyordu. II. Mahmut 1837'de onu Dış İşleri Bakanlığına tayin edince ıslahat hareketlerine hız verdi. Bu sırada Mısır meselesi yine patlak vermişti. Padişah bu meselenin çözümü için Reşit Paşa'yı 1838'de tekrar elçi olarak İngiltere'ye gönderdi. Reşit Paşa'nın Avrupa'da bulunduğu sırada Osmanlı Devleti ile Mehmet Ali Paşa arasında yeniden harp başladı. Nizip'te ortaya çıkan savaşta Osmanlı ordusu yenildi. II. Mahmut bu yenilginin haberini alamadan yaşamını yitirdi, yerine çok genç olan ve ıslahat fikirlerini savunan Abdülmecit, padişah olarak geçti.
 

Sultan Abdülmecit, Londra'da elçilik yapan Mustafa Reşit Paşa'yı Hariciye nazırı yaptı. Osmanlı Devleti'nin bir Avrupa devleti olabilmesi için Avrupa'daki hukuk ve yönetim alanıyla toplumsal alandaki yenilikleri uygulamanın gerekliliğine inanan Mustafa Reşit Paşa, bir ıslahat programı hazırladı. Dört ay kadar bir hazırlık aşamasından sonra Reşit Paşa, genç padişahı Tanzimat Fermanı'nı ilân etmeye ikna etti. Reşit Paşa, Tanzimat Fermanı'nı padişah, devlet adamları, yabancı elçiler ve halk huzurunda 3 Kasım 1839'da Gülhane Parkı'nda okudu. Bu yüzden bu fermana "Gülhane Hatt-ı Hümayunu" da denir. Böylece Tanzimat Dönemi başlamış oldu.

"Tanzimat", düzeltmeler, düzenlememeler, demektir. Geniş anlamıyla "tanzimat", Osmanlı devlet yapısında ve devlet-toplum ilişkilerinde yapılan düzenlemeleri kapsar. Başta Mustafa Reşit Paşa ve dönemin aydınları, yönetim ve eğitim alanıyla askeri sistemde geri kalan Osmanlı Devleti'ne yeni bir düzen vermek, devleti modernleştirmek için Tanzimat'ı ilan etmiştir. Tanzimat dönemi, modernleşme tarihimizde bir dönüm noktasıdır.

Tanzimat Fermanının İlan Sebepleri:

1)-Avrupalı Devletlerin iç işlerimize karışmasına engel olmak.
2)-Mısır ve Boğazlar konusunda Avrupalı Devletlerin desteğini kazanmak.
3)-Devleti ve toplumu demokratik bir yapıya kavuşturma isteği

Bu nedenlerden dolayı 3 Kasım 1839 da Tanzimat Fermanı (Gülhane Hattı Hümayunu) ilan edildi.

BİLGİNOT: Tanzimat Fermanının ilanıyla Osmanlı tarihinde yeni bir dönem açılmış(Tanzimat Devri) ve bu devir
1876'ya kadar devam etmiştir.

Tanzimat Fermanında yer alan konular:

1)-Azınlıkların, can, mal ve namus güvenliği sağlanacak.
2)-Vergi sistemi yeniden düzenlenerek, herkesten gelirine göre vergi alınacak.
3)-Askerlik OCAK görevinden, VATAN görevi haline getirilecek. Azınlıklarda askere alınacak.
4)-Kanunların her gücün üstünde olduğu kabul edilecek.

Tanzimat Fermanının Özellikleri

1)-En önemli özelliği padişahın yetkilerini sınırlandırması ve kanunların her gücün üstünde
olduğunun ifade edilmesidir.
2)-Tanzimat Fermanı ANAYASACILIĞA ve DEMOKRASİYE(hukuk devletine, yani hukukun üstünlüğü esasına
dayanan devlet anlayışına)geçişin (BATILILAŞMANIN) ilk aşamasıdır.
3)-Bu fermanın hazırlanmasında halkın bir rolü ve baskısı yoktur. Padişah Abdülmecit, Mustafa Reşid
Paşanın telkiniyle Mısır meselesinde Avrupa devletlerinin desteğini kazanmak için bu fermanı
ilan etmiştir.

TANZİMAT FERMANI’NIN TAM METNİ

3 Kasım 1839'da Sultan Abdülmecid’in sadrazamı Mustafa Reşid tarafından Gülhane Parkı’nda yabancı devletlerin elçileri ve büyük bir halk topluluğunun huzurunda okunan, kişilerle devlet arasındaki ilişkilere hukuki yönden yenilikler getiren, şeriata dayanan eski yasaları tamamen değiştirmeyi öngören, Tanzimat-ı Hayriye adı verilen ıslahat hareketinin siyasal ve hukuki yönden teminat altına alan belge.

Yeniçeri Ocağı’nın bozulmaya başlaması nedeniyle Sultan II. Mahmud döneminde başlayan yenilik hareketleri ve Sultan Abdülmecid’in tahta çıkar çıkmaz ıslahat hareketine devam etmek amacında olduğunu göstermesi Osmanlı Devlet yapısındaki değişmin başlangıcıydı. Sadrazam Mustafa Reşid Paşa, Gülhane Hatt-ı Hümayununu Padişah adına kaleme almış; devlet ve birey arasındaki ilişkilerde devletinmodernleştirilmesi amacına dayanan temel ilkeler kabul ve ilan edilmiştir. Tanzimat Fermanı’nın tam metni şöyledir ;

Herkesin bildiği gibi, devletimizde, kuruluşundan beri Kuran’ın yüce hükümlerine ve şeriat yasalarına tam uyulduğundan, ülkemizin gücü ve bütün tab’asının refah ve mutluluğu en yüksek noktaya çıkmıştı. Ancak, yüz elli yıl var ki, birbirlerini izleyen karışıklıklar ve çeşitli nedenlerle şeriata ve yüce yasalara uyulmadığından evvelki kuvvet ve refah, tam tersine zayıflık ve fakirliğe dönüştü. Oysa, şeriat yasaları iel yönetilmeyen bir ülkenin varlığını sürdürebilmesinin imkansızlığı açık seçik ortadadır.

Tahta geçtiğimiz mutlu günden bu yana bütün çabalarımız, hep ülkenin kalkınması, ahalimiz ve fakirlemizin refahı amacına yönelik oldu. Eğer, yüce devletimize dahil ülkelerin coğrafi konumu, verimli toprakları ve halkının yetenekleri gözönünde tutularak gerekli girişimler yapılırsa, yüce Tanrı’nın yardımı ile, beş-on yılda kalkınabileceğimiz söz götürmez.

Ulu Tanrı’nın yardımına ve Peygamberimiz hazretlerinin ruhaniyetine sığınarak, yüce devletimizin ve ülkemizin iyi bir biçimde yönetilmesi için bundan böyle bazı yeni yasalar çıkarılması gerekli görüldü.

Söz konusu yasaların başında can güvenliği; ırk, namus ve malın korunması; vergi toplanması; halkın askere alınıp silah altında tutulma süresi gibi hususlar gelmektedir. Şöyle ki; Dünyada can, ırz ve namustan daha kıymetli birşey yoktur. Bir insan bunları tehlikede görünce, yaradılıştan kötü olmasa bile, canını ve namusunu korumak için olmadık çarelere başvurur. Bunun devlet ve memlekete zarar vereceği açıktır. Buna karşılık, can ve namustan emin olan bir kimse sadakat ve doğruluktan ayrılmaz, işi ve gücü ile devletine ve milletine yararlı olur.

Mal güvenliğinin olmadığı yerde ise kimse devlet ve ulusuna ısınamaz, ülkesinin yükselmesi ile ilgilenmez, hep korku ve üzüntü içinde yaşar. Buna karşılık, malından, mülkünden emin olmadığı zaman hep kendi işi ve işinin genişletilmesi ile uğraşır. Devlet ve millet gayreti, vatan sevgisi kendisinde her gün artar.

Vergi konusuna gelince: Bir devlet, ülkesini korumak için askere ve gerekli öbür masraflara muhtaçtır. Bu, para ile olur. Para, tab’adan toplanacak vergiler ile oluştuğundan bunun en iyi şekilde toplanması gerekir.

Evvelce gelir sanılmış olan “yed’i vahit” belasından ülkemiz hamdolsun, kurtulmuşsa da yıkıcı bir yöntem olup hiçbir zaman yararlı sonuç doğurmamış olan iltizam usülü hala sürüyor. Bu, ülkenin siyasi işlerini ve mali konularını bir adamın keyfine, hatta cebir ve zulmüne teslim etmek demektir. Bu adam iyi bir insan değilse hep kendi çıkarına bakar, bütün davranışlarında kötülüğe, zulme yönelir. Bu nedenle, ülkemiz insanlarının her biri için, malına ve gelirine göre bir verginin saptanması ve kimseden bundan fazla birşey alınmaması gerekir. Yüce devletimizin karada ve denizdeki askeri masrafları ile öbür masrafları yasalarla belirlenip sınırlandırılmalı ve uygulama ona göre yapılmalıdır.

Askerlik de, yukarıda belirtildiği gibi, önemli konulardan biridir. Ülkenin korunması için asker vermek halkın başlıca borcudur. Fakat, bir memleketin mevcut nüfusuna bakılmaksızın, şimdiye kadar yapıldığı gibi, kiminden tahammülünden çok, kiminden az asker alınması hem düzesizliğe; hem tarım, ticaret ve bayındırlık işerinin kötü gitmesine; hem ömür boyu askerlik bıkkınlığa; hem de nüfusun azalmasına yol açar. Bu nedenle, her memlektten alınacak asker miktarı için uygun yöntem konulmalı ve dört veya beş yıl hizmet için sıra ussulü getirilmelidir. Bunlar yapılmadıkça devletin kuvvetlenip gelişmesi, huzur ve asayişin sağlanması mümkün olmaz. Bütün bunların dayanağı yukarıda açıklanan hususlardır.

Bu nedenle, bundan böyle suç işleyenlerin durumları şeriat yasaları gereğince açıkca incelenip bir karara bağlanmadıkça kimse hakkında, açık veya gizli, idam ve zehirleme işlemi uygulanmayacaktır. Hiç kimse, başkasının ırz ve namusuna saldırmayacaktır. Herkes malına, mülküne tam sahip olacak, bunları dilediği gibi kullanacak, bunu yaparken de devlet büyüklerinin müdahalesine uğramayacaktır. Birinin suçluluğunun saptanması halinde mirasçıların o işle ilgileri bulunmayacağından suçlunun malları elinden alınıp varisleri miras hakkından yoksun bırakılmayacaklardır.

Yüce devletimizin tab’ası Müslümanlarla öbür uluslar bu haklardan tam yararlanacaklardır.
Can, ırz, namus ve mal konularında, ülkemizin tüm halkına şeriat yasaları gereğince garanti verilmiştir. Öbür konularda da oybirliği ile karar verilmesi için, Meclisi Ahkam-ı Adliye üyeleri gerektikçe artırılacaktır. Yüce devletimizin bakanları ile ileri gelenleri belirli günlerde orada toplanarak, görüşlerini çekinmeden açıkça söyleyeceklerdir. Can, mal güvenliğine ve vergilerin belirlenmesine ait yasalar böyle hazırlanacaktır.

Askerlikle ilgili konular Bab-ı Seraskeri Dar-ı Şurası’nda görüşülüp karara bağlandıktan sonra sonsuza dek uygulanmaları için tasdik edilmek üzere tarafıma gönderilecektir. Söz konusu yasalar sırf din, devlet, ülke ve ulusu kalkındırmak amacı ile çıkarılacaklardından bunlara tam uyacağımıza yemin ederiz. Bu konuda, Hırka-i Şerife odasında, tüm din adamları ile bakanların hazır bulunacakları bir sırada yemin edecektir.

Din adamı ve vezirlerden yasalara aykırı hareket edenlerin, kanıtlanacak suçlarına göre, rütbelerine ve hatır ve gönüle bakılmaksızın cezalandırılmaları için özel ceza yasası çıkarılacaktır.

Memurlara yeterli maaş bağlanmış olup, henüz bağlanmış olanlarınkiler de belirlenecektir. Bu yolla da, şeriata aykırı olan ve ülkenin gerilemesinde başrolü oynayan rüşvet belası güçlü bir yasa ile ortadan kaldırılmış olacaktır.

Bütün bu sayılan hususlar eski hükümlerin tümden değiştirilmesi demek olacağından işbu fermanımız İstanbul halkına ve ülkemiz halkına duyurulacaktır. Bundan başka, dost devletlerin de bu yönetimin sonsuza dek uygulanmasına tanık olmaları için fermanımız, İstanbul’daki tüm büyükelçilere resmen bildirilecektir.

Tanrı hepimizi başarılı kılsın; yasalara uymayanlar Tanrı’nın lanetine uğrasın ve ömürleri boyunca rahat yüzü görmesin. Amin. 

Tanzimat Fermanı’nda Hukuk alanındaki yenilikler

Tüm vatandaşlar “Osmanlı vatandaşı” sayılarak din farkılıklarına bağlı ayrıcalıklar kısmen kaldırıldı.
1840'ta bazı maddeleri Fransız Ceza Yasasından alınan yeni Ceza Kanunnamesi hazırlandı. 1858'de tümüyle Batı kaynaklarından esinlenen ikinci Ceza Kanunnamesi kabul edildi.
1850'de Fransız Ticaret Kanunu esas alınarak hazırlanan Ticaret Kanunnamesi yürürlüğe girdi. Bu kanunla faiz, anonim şirket ve kambiyo senedi kavramları ilk kez Osmanlı hukukunda yer aldı.
1840'tan itibaren ceza ve ticaret davalarına bakmak üzere, laik ilkelere göre işleyen nizamiye mahkemeleri kuruldu; bu mahkemelere müslümanların yanısıra gayrimüslim hakimler atandı. 1853'te cinayet davalarında gayrımüslimlerin de şahitlik yapabileceği kabul edildi. 1851'de ticaret mahkemeleri kuruldu.
1867'de Devlet görevlilerine karşı açılan davaları görmek için Şurayı Devlet (Danıştay) kuruldu.

Tanzimat Fermanı’nda Mali alandaki gelişmeler
1841-1842 yılında ilk bütçe hazırlandı, 1846-1847 yılında ise ilk modern bütçeye geçildi.
Vergilerin mükellefler arasında düzgün ve gelirlere göre dağıtılması amaçlandı.
Devlet görevlilerinin halktan resmi vergiler dışında aldıkları vergiler yasaklandı.
1840'ta Kaime-i Nakdiye ismiyle ilk kâğıt para dolaşıma sokuldu.
1855'te Kırım Savaşı’nın maddi yükünü karşılamak için tarihte ilk kez dış borç alındı.Borç ingiltereden alınmıştır.

Tanzimat Fermanı’nda Askeri yenilikler 
Donanma seferberliği başlatan Sultan Abdülaziz.
Askerlik hizmetinin vatani bir vazife olduğu ilan edilerek zorunlu askerlik başlatıldı.1843'te ilan edilen bir yasayla askerlik yaşı 20, zorunlu askerlik süresi 4 yıl olarak kabul edildi.
1847'de gayrimüslimlerin de orduya girip albay rütbesine kadar yükselmesi kararlaştırıldı.
Avrupa gezisinde Avrupa ülkelerin donanmalarına hayran kalan Sultan Abdülaziz yeni bir donanma kurulması için emir verdi, çok güçlü bir donanma kuruldu.
1867'de Bahriye Nezareti kuruldu.
1869'da Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın öncülüğünde Bahriye Nezareti kuruldu, askeri yapı yenilendi, terfi sistemi düzenlendi.

Tanzimat Fermanı’nda Eğitim alanındaki gelişmeler 
Kışın Galatasaray Lisesi
1846'da Mekatib-i Umumiye Nezareti kuruldu.1848 de Darülmuallim (öğretmen okulu) açıldı. Harbiye, Bahriye ve Tıbbiye dışındaki okulların kontrolü bu nezarete verildi.
Rüştiyelerin açılmasına hız verildi.
1868'de Fransızca eğitim ve batılı anlamda ilk eğitim verecek olan lise ile üniversite arasında bir kurum olan Galatasaray Sultanisi açıldı.
1869'da Fransız eğitim sistemini örnek alan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi yayınlandı.
1870'te Dârülmuallimât adında kız öğretmen okulu açıldı.
İlk kez yurt dışına öğrenci gönderildi.
Devlet memuru yetiştirmek amacıyla,Mekteb-i Maarif-i Adliye kuruldu.(II. Mahmut)

Tanzimat Fermanı’nda Sanayileşme hamlesi 
Devlet eliyle atölye ve tesis kurulmasını amaçlayan sanayileşme başladı.Önce Yedikule-Küçükçekmece arasında 130 metre uzunluğunda bir tür sanayi parkı kuruldu.
Zeytinburnu’nda demir işleme ve makine imalathanesi, kumaş ve pamuklu çorap üretim tesisi, buradaki fabrikalar için teknik eleman yetiştirecek bir okul açıldı.
Bakırköy’de baruthanenin yanına bir iplik bükme, dokuma ve pamuklu basma fabrikası, Hereke’de bir pamuklu dokuma fabrikası kuruldu.
Yol yapımına önem verilmiştir.
Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.
Ancak İngiltere ile yapılan 1838 Balta Limanı Ticaret Anlaşması, bu dönemde Osmanlı’nın zararına gelişmiş,dışa bağımlılığı artırmıştır.
Bu gelişmelere rağmen sanayi makinelerinin Avrupa’dan ithal ediliyor olması ve nitelikli eleman eksikliği yüzünden yeterli bir sanayi pazarı oluşturulamadı.

TANZİMAT FERMANI KISA BİLGİ
(3 KASIM 1839)
II. Mahmut’un 1839'da vefatı üzerine yerine oğlu Abdülmecit geçti. Bu sırada Osmanlı Devleti’nin du­rumu hiç iç açıcı değildi. Osmanlı ordusu Nizip’te Mehmet Ali Paşa’ya yenilmiş, donanma Mısır’a götü­rülmüştü. Mısır sorunu bir Avrupa sorunu haline gelmişti. Bu durumda devlet ya Mehmet Ali Paşa’nın eline geçecek, ya da Rusya Hünkâr İskelesi Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti’ni himaye altına alacaktı.
Abdülmecit, Mustafa Reşit Paşa’yı II. Mahmut za­manında kararlaştırılan Tanzimat Fermanı’nı hazırlamakla görevlendirdi. Tanzimat Fermanı 3 Kasım 1839 tarihinde Gülhane bahçesinde okundu. Bu yüzden “Tanzimat-ı Hayriye Fermanı’na, “Gülhane Hatt-ı Hümayunu” da denilmiştir.

Tanzimat Fermanı’nın başlıca esasları şunlardı:
1. Müslüman ve Hıristiyan bütün halkın ırz, namus, can ve malı devlet garantisi altında bulunacak.
2. Vergiler herkesin gelirine göre, düzenli bir şekilde alınacak.
3. Askerlik işleri düzene konulacak.
4. Mahkemeler açık olacak. Hiç kimse mahkeme edilmeden cezalandırılmayacak.
5. Herkes malına sahip olup, miras bırakılabilecektir.
6. Her türlü rüşvet ve iltimas kalkacaktı.
7. Herkes kanun önünde eşit olacak.

Yorum:
- Padişah; bu fermanı ilân ederek bizzat kendisi kendi yetkilerini sınırlandırmıştır.
- Fermanın getirdiği en büyük yenilik, her gücün üstünde kanun kuvvetinin bulunduğu düşüncesinin ortaya çıkmasıdır. .
- Tanzimat Fermanı; Osmanlı Devleti’nde anayasacılığın başlangıcıdır.
- Vatandaşın mülkiyet hakkı, devlet garantisi altına alınmıştır.
- Tanzimat Fermanı’nı ilânı ile Osmanlı ülkesinde Avrupai tarz hukuk kuralları geçerli olmaya başlamıştır.
- Askerlik vatan hizmetine dönüşmüştür.
- Batılılaşma, hareketleri bundan sonra daha da yoğunlaştı.
- Tanzimat döneminde Batıyı daha iyi anlayan aydınlar yetişti.

Sonuçlar:
Tanzimat Fermanı’nın halk tarafından anlaşılması için Anadolu ve Rumeli’ye memurlar gönderildi.
Hukuk alanında ıslahatlar ile yeni ticaret, ceza kanunları ve mahkemeler meydana getirildi. Fakat bu haklardan Türkler ve Müslüman’lardan daha çok Av­rupalılar ve gayrimüslimler yararlandılar.
Kılık, kıyafet, yaşayış ve sosyal alanda “Batılılaşma” denilen yenilikler yapıldı.
Tanzimat Fermanı, anayasanın Osmanlı ülkesin­de başlangıcı oldu. Osmanlı Devleti bu fermanı ilân ederken Avrupalı devletlerin desteğini sağlamayı amaçlamıştı. Tanzimat’ın hemen sonrasında Mısır meselesi, onların yardımı ile halledildi. Rusya ve Hünkâr İskelesi meselesi ve boğazların durumu çözümlendi.
Ordu ve eğitim alanında batı örneklerine göre ça­lışmalar yapıldı.
- Tanzimat Fermanı, halk iradesiyle değil, padişahın tek taraflı iradesiyle ortaya çıkmıştı. Bu nedenle halk tarafından tam olarak anlaşılamadı. Ancak bu dönemde ilk Osmanlı aydın kadrosu yetişti.

         



Yonetici : 05.04.2012 19:01:11 Tarihinde bu mesajı düzenledi..

--------------------
DESTEK İÇİN BEĞEN..
FACEBOOK SAYFAMIZ
05.04.2012 18:56:54
                               Oy : 3-Puan : 12


gulsah18
[Forum Yöneticisi]



Mesaj sayısı : 17
Giriş sayısı : 314
Toplam P : 2
Üye bilgileri
NASIL OLMUŞ YORUMLARINIZI ALAYIM 
--------------------
DESTEK İÇİN BEĞEN..
FACEBOOK SAYFAMIZ
05.04.2012 18:57:55
        

Yonetici
[Genel sorumlu]



Mesaj sayısı : 247
Giriş sayısı : 3151
Toplam P : 21
Üye bilgileri
GÜZEL OLMUŞ GÜLŞAH, TANZİMAT FERMANI İLE İLGİLİ HERŞEY VAR İÇİNDE. ELLERİNE SAGLIK..  BİR DE ISLAHAT FERMANI YAPARSAN İYİ OLUR 
--------------------
     
05.04.2012 19:03:23
        

gulsah18
[Forum Yöneticisi]



Mesaj sayısı : 17
Giriş sayısı : 314
Toplam P : 2
Üye bilgileri
TABİ Kİ DE YAPARIM
--------------------
DESTEK İÇİN BEĞEN..
FACEBOOK SAYFAMIZ
05.04.2012 19:16:47
        

CEYDA
[Onbaşı]



Mesaj sayısı : 45
Giriş sayısı : 0
Toplam P : 0
Üye bilgileri
bence daha güzel olabilirdi

--------------------
Bu üye silinmiştir..
Üyenin forumdaki mesajları kalıcıdır , Ancak sakıncalı olduğu varsayılan mesajları yöneticiler tarafından silinebilir..
01.11.2012 17:30:11
        

baris20
[Yeni Asker]



Mesaj sayısı : 1
Giriş sayısı : 0
Toplam P : 0
Üye bilgileri
hey cevap yazın


--------------------
Bu üye silinmiştir..
Üyenin forumdaki mesajları kalıcıdır , Ancak sakıncalı olduğu varsayılan mesajları yöneticiler tarafından silinebilir..
11.01.2013 19:49:41
        

ozlemcantas
[Genel Sorumlu]



Mesaj sayısı : 65
Giriş sayısı : 523
Toplam P : 4
Üye bilgileri
HANGİ KONUDA BARIS ?

--------------------

                 ...ÖzLeM...

 
 
21.02.2013 18:15:57
        

[1]
     

Forum son 5 K. & Benzer K.
Açan
Forum istatistikleri
TANZİMAT FERMANI NEDİR?..
gulsah18
Forumdaki 4 Kategoride 56 Forum var, Bu forumlara açılan 408 Konuya 897 Cevap yazıldı..
Üye :  Misafir : 35 Toplam : 35 Rekor :
Aktif Üyeler  SUNUSİTESİ.COM 'da şuanda Aktif üye yok..SİZ ÜCRETSİZ ÜYE OLABİLİRSİNİZ..
Genel Sorumlu - Yönetici - Forum Yöneticisi - Editör - VIP Üye
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. Bugün Doğan yok!


Websitemiz © 2014 sunu sitesi fragman izleme sitesi dostudur http://dizisitemiz.com
Bu sayfa: 0,30 saniyede yorumlandı.

Dizi Fragmanı özeti Dizisitemiz